HDP’den ‘Gezi Davası’ tepkisi: ‘Bu umudu cezalarınızla kıramayacaksınız’

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) grup toplantısında açıklamalarda bulundu.

Bir dönem AKP’den milletvekili aday adayı olmuş Murat Bircan’ın da içinde bulunduğu mahkeme heyetinin Gezi Parkı Davası’nda ceza yağdırmasına tepki gösteren Buldan, “Gezi Davası, Kobani Davası, HDP’yi kapatma davası, demokratik siyaseti engelleme davaları, emrindeki yargı gücüyle ayakta durmaya çalışan AKP-MHP iktidarının yarattığı hukuksuzluk sistemidir” dedi.

ASLA YALNIZ DEĞİLSİNİZ”

Buldan, şöyle devam etti:

“Beraatle sonuçlanan Gezi Davası’nı kumpaslarla yeniden bir yargılamaya dönüştürdüler. Sevgili Osman Kavala’ya müebbet, sevgili Mücella Yapıcı başta olmak üzere 7 arkadaşımıza 18’er yıl hapis cezası verdiler. Hepsine dayanışma duygularımı gönderiyorum. Hukuk ve adalet mücadelesinde asla yalnız değilsiniz. Sevgili arkadaşlarıma buradan bir kez daha selamlarımı gönderiyorum.”

‘ORTADA BAĞIMSIZ BİR YARGI YOK’

“Gezi Davası’nın hakimini biliyorsunuz, AKP’den milletvekili aday adayı çıktı” diyen Buldan, “Kobani kumpas davasının mahkeme başkanı da bir çete üyesi çıkmıştı. Ortada bağımsız bir yargı yok, ortada hukuk hiç yok, artık ortada bir düşman hukuku bile kalmamış durumdadır. AKP’nin ele geçirip yönettiği mahkemelerin kendileri de yargılamaları da, kararları da asla hukuki değildir. Tam tersine siyasi kararlardır. Bu yapılan duruşmalar siyasi duruşmalardır. Mahkeme üyesinin karara düştüğü şerh aslında her şeyi bize açıklıyor” diye konuştu.

‘BU UMUDU CEZALARINIZLA ASLA KIRAMAYACAKSINIZ’

Pervin Buldan’ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şu şekilde:

“Taksim’deki toplumsal dayanışma, bu ülkedeki adalet için, eşitlik için, özgürlük için asla sönmeyecek bir umuttur. Bu umudu cezalarınızla, iktidar mekanizmalarınızla asla kıramayacaksınız. Asla kıramayacaksınız, asla kıramayacaksınız.

İktidarın çatışmacı, yayılmacı politikalarına karşı ses çıkarmayan muhalefetin bu tutumunu gözden geçirmesi gerekir. Halkın da beklentisi bu yöndedir. Eğer ortak geleceği konuşmak istiyorsanız, savaş politikalarına karşı durmanız, barışın yanında yer almanız gerekiyor.

Sürekli krizden beslenen iktidarın, Irak’a ve Suriye’ye, aynı zamanda Ortadoğu’ya savaş ihraç ederek hem bu bölgeyi daha da istikrarsızlaştırmayı, hem de Kürt halkı başta olmak üzere tüm bölge halklarının barış içinde ortak geleceğini hedef aldığını biliyoruz. Bu politikanın bedelini canıyla, ekmeğiyle halka ödettirecekler. Çatışmacı siyaset, Kürt sorununu daha da derinleştirecek ve bir çıkmaya sürükleyecek.”

‘HALKLAR ADINA BARIŞI SAVUNMAK BİZİM VARLIK SEBEBİMİZ’

“AKP Genel Başkanı geçen hafta yaptığı konuşmada, ‘Bu operasyondan tek rahatsız olan HDP’dir’ dedi. Bu sözler aynı zamanda savaş politikalarına karşı çıkmayan siyasal muhalefetin içine düştüğü durumu ortaya çıkarmaktadır. İktidar olarak siz gayet rahat olabilirsiniz ama biz savaş politikalarınızdan kesinlikle rahatsızlık duyuyoruz. Halk da bölge halkları da huzursuz ve rahatsız.

Siz rahat olabilirisiniz ama biz gençlerin cenazalerinin gelecek olmasından rahatsızlık ve üzüntü duyuyoruz. Bölge halklarının huzurunu kaçırmanızdan rahatsızlık duyuyoruz. Siz bizim barış politikamızdan rahatsızlık duyuyorsunuz ama barışı savunmaya devam ederek sizi rahatsız etmeye devam edeceğiz. Savaş sizin varlık nedenininiz olabilir ama halklar adına barışı savunmak da bizim varlık gerekçemiz.”

‘2015’TEN BU YANA SAVAŞ BÜTÇESİ TAM OLARAK 6 KAT ARTTI’

“Çatışmalı sürecin tırmandığı her dönem Türkiye halkları daha fazla yoksullaştı. Bakın rakamlar açık olarak ortada. Bu yıl toplanacak toplam verdi tutarı 1 trilyon 456 milyar TL’dir. 2015’ten bu yana savaş bütçesi tam olarak 6 kat artmış durumda. Çözüm süreci döneminde savunmaya ayrılan tutar 40-50 milyar iken, 2022 yılında bu rakam 280-290 milyar TL’dir.

Bugüne değin savaşın tırmandığı her dönem milli gelir sürekli düşmüş durumdadır. Türkiye şu an milli gelirde 23. sıradadır. Dikkatinizi çekerim, Türkiye’nin 16. sırada yer aldığı tek dönem ise barış ve müzakere süreçlerinin yürütüldüğü 2013-15 yılları arasındadır.”

NEBATİ’YE TEPKİ: NEYİ NASIL YÜRÜTTÜKLERİNİ ÇOK İYİ BİLİYORUZ

“Hazine ve Maliye Bakanı, ‘Gerekirse gemileri karadan yürütürüz’ diyor. Neyi nasıl yürüttüklerini çok iyi biliyoruz. Bunlar halkın vergilerini yürütüyorlar. Uluslararası Şeffaflık Derneği’nin raporuna göre toplumun yüzde 74’ü yolsuzluğun arttığını söylüyor. Toplumdaki bu yolsuzluk algısını, beka ve savaş algısı ile yıkmak istiyorlar.

Bütün çabaları bunun içindir. Medyada her gün milyonluk ihaleler AKP yakınına gitti başlıklı haberleri görmek mümkün. Yürüttükleri gemiler ihale gemileridir, çifter maaşlardır. Halk ise ucuz, bayat ekmek kuyruğuna mahkûm edilmektedir. Ekmek kuyruklarının sebebi halktan çalınan paraların ranta ve savaşa aktarılmasıdır.”

‘DURDUĞUMUZ YER, HALKIMIZIN YILLARDIR BAŞINI EĞMEDEN VERDİĞİ CESURCA MÜCADELENİN YANIDIR’

“Son olarak, partimize açılan kapatma davasına karşı savunmamızı hukukçu arkadaşlarımız AYM’ye sundular. Evet, savunmamız sadece HDP’nin savunması olarak asla algılanmamalıdır, savunmamız aynı zamanda bu ülkenin demokrasisinin, ötekileştirilen tüm kesimlerin, açlığa ve safalete sürüklenen halkların savunmasıdır. HDP’yi savunmak elbette kendimizi savunmaktır.

Bizim durduğumuz yer, halkımızın yıllardır başını eğmeden cesurca verdiği mücadelenin yanıdır arkadaşlarım. Farklı kimliklerle, seslerle bir arada duruşumuzdur. Faşizmin saldırılarına karşı bu ülkenin demokratik geleceğini inşa etmek için ilerlemeye devam edeceğimizi bir kez daha ifade etmek isterim. Emek için, özgürlük için, eşitlik için, adalet için, demokrasi için, onurlu bir yaşam için bu yolu birlikte yürümek zorunluluğuna sahibiz.”

‘HALKLARIN PARTİSİNİ ASLA ENGELLEYEMEZSİNİZ’

“HDP bu topraklarda kök salmış halkların partisidir. Halkların partisini asla engelleyemezsiniz. Halklar, tarihle olan randevularını kaçırmazlar. Halklar bahçesi olan partimiz HDP’de yaşanan bu tarihi süreçte, tarihe ve ezilen, sömürülen, direnen, barış talebi görmezden gelinen tüm halklarla ile bu randevusuna geç kalmayacaktır. Bir su misali mutlaka mecrasında akacak ve kaynağa ulaşacaktır. Hepimizin yolu açık olsun.

Aynı zamanda önümüzdeki haftaki mübarek Ramazan Bayramı’nı kutluyorum. Barış, huzur ve adalete vesile olmasını temenni ediyorum.”