Cam tavanları yıkacağız!

Efnan Atmaca – Kadın hareketinin ikonik isimlerinden ABD’li yazar Marilyn Loden 6 Ağustos’ta, akciğer kanseriyle girdiği mücadeleyi kaybedip, 76 yaşındayken sessiz sedasız ayrıldı bu dünyadan. Çok sessiz oldu gidişi, pek çoğumuz sonradan duyduk. Oysaki o yaşarken hemcinsleri için sesini en yüksek çıkaran isimlerden biriydi. 1978 yılında Manhattan’da düzenlenen bir feminist konferansta New York Telefon Şirketi’nin insan kaynakları bölümünde çalışırken kürsüye çıktı. Aslında akışta olmayan bir konuşmaydı onunki. Loden bir meslektaşı için kürsüye çıkıp aklından ve yüreğinden geçenleri söylemek istedi. Konuşmasında “cam tavan” tabirini kullandı. Kadınların sadece kadın oldukları için kariyerlerinde yükselmelerine mâni olan sosyal engelleri tanımlayan bir metafordu bu. Bu metafor zamanla kadınların iş dünyasında önemli sorumluluklar yüklenmelerine rağmen üst düzey yönetici pozisyonlarında erkekler kadar yer alamadıklarını, kendilerini geliştirmelerine ve bir yöneticinin sahip olması gereken tüm yeterliliklere, becerilere ve deneyime sahip olmalarına rağmen kariyerlerinde ilerlemeye çalışırken bir görünmez engele takıldıklarını anlatan sendromun adı oldu: Cam tavan!

Engel kültürel

İddiasının peşinden giderek bu konuda konuşmaya, yazmaya devam etti Loden. İlk kitabı “Kadınsı Liderlik veya Erkeklerden Biri Olmadan İş Hayatında Nasıl Başarılı Olunur”u 1985’te yayımladı. İsim annesi olduğu sendromun ortadan kalkması için var gücüyle savaştı. Önce sorunu tespit etmeliydi ve ona göre ilerlemenin önündeki engeller kişisel değil kültüreldi. Tek tek kişilerle değil sistemleydi derdi Loden’ın. Önce kadınları işyeri tacizinden koruyan yasaların eksikliğinden dem vurdu. Sonra “Bir gün daha iyi performans göstermeme rağmen terfinin erkek bir meslektaşıma verildiği söylendi. Gösterilen sebep ise onun bir ‘aile babası’ olmasıydı” diyerek süregelen geleneklere karşı çıktı. Başardı da! Loden’ın söylemleri ve “Cam tavan” ifadesi evrensel bir ilgi gördü. 1991’de ABD’li yasa koyucular tarafından ele alındı. Kanun yapıcılar, kadınların işgücünde ilerleme kaydetmeleri için karşılaştıkları engelleri ortadan kaldırmaya ve fırsatları artırmaya yardımcı olmak için Cam Tavan Komisyonu’nu kurdular. Hillary Clinton başta olmak üzere pek çok lider de işaret etti bu tabire. Hatta Hillary Clinton, başkanlık yarışını eski Başkan Barack Obama’ya kaybettikten sonra 2008’de, “Gerçi bu sefer o en yüksek, en sert cam tavanı kıramadık ama hepinize teşekkür ederim. Şimdi içinde yaklaşık 18 milyon çatlak var” dedi.

Çok korku var

Bugün iş dünyasında eskisine göre daha çok kadın var elbette. Ama yeterli mi? Loden için değildi. O 2013’de New York Times’ta yayımlanan bir demecinde Facebook’un üst düzey yöneticilerinden Sheryl Sandberg için “Kariyerinde cinsiyet ayrımcılığıyla uğraşmak zorunda kalmadığı için şanslı” yorumunda bulundu ki Sandberg’in artık bu görevde olmadığını hatırlatalım. MeToo hareketi için ise “Neler olup bittiğini kabul eden bir tür insan dalgası hakkında okuduğumda, statükoya meydan okumak konusunda hâlâ çok fazla korku olduğunu görüyorum” dedi. Ama Loden hiç korkmamıştı, hep umut doluydu kadınların geleceği için. Hatta “cam tavan” tabiri için “Benden daha uzun yaşarsa, köhne bir tabir hâline geleceğini umuyorum” demişti. Maalesef Loden’a veda ettik ama onun kadınların karşısındaki engelleri tarif etmek icat ettiği tabir hâlâ tüm sertliğiyle yaşamaya devam ediyor. Biz cam tavanları yıkmak konusunda hemcinslerimizden bir nebze daha şanslı olan kadınlar da Loden’ı şükranla anıp geç de olsa ona veda ederken bayrağını devraldığımızı ve bu tabirin köhne hâle gelmesi için çalışacağımıza söz veriyoruz.